Bazen hayatın rutininden kaçmak için tek bir kıvılcım yeterlidir. O dönem hayatımda büyük bir boşluk vardı. Tenimin aşka, dokunuşa ve o yakıcı tutkuya ne kadar aç olduğunu fark etmem, soğuk bir kış gecesine denk gelir. Şarabımdan bir yudum alırken, camdan dışarıyı izliyor ve içimdeki o dizginlenemez arzunun damarlarımda nasıl dolaştığını hissediyordum. Uzun süredir kimse bana gerçekten dokunmamış, kimse beni o doruklara çıkarmamıştı. Bedenim adeta bir dokunuşa hasretti. Bu hasret, beni hiç yapmadığım çılgınlıkları yapmaya, sınırlarımı zorlamaya itiyordu. O gece, sadece zevkin ve tutkunun peşinden gitmeye yemin etmiştim.
Asansörün kapıları kapanırken içeride sadece ikimiz kalmıştık. O dar alanda, aramızdaki o yoğun cinsel gerilim elle tutulur cinstendi. Sessizliği sadece ikimizin giderek hızlanan nefes alışverişleri bozuyordu. Göz ucuyla onu süzdüğümde, onun da bana baktığını, dudaklarını hafifçe ısırdığını fark ettim. Bir anlık cesaretle, 'Hangi kat?' diye sordum. Cevap vermek yerine elini uzatıp asansörün durdurma düğmesine bastı. Işıklar hafifçe titreşirken, bana doğru bir adım attı. 'Sence de bu gece bir şeyleri ertelemek için çok kısa değil mi?' dediğinde, kalbim göğüs kafesimi delecek gibi atıyordu.
Dans pistine geçtiğimizde, ellerini doğrudan belime doladı. Vücudunu benimkine o kadar sıkı bastırıyordu ki, arzusunun ne kadar büyük olduğunu fiziksel olarak hissedebiliyordum. Müziğin ritmiyle birlikte kalçalarımız birbirine sürtünürken, boynuma kondurduğu o küçük, ıslak öpücükler dizlerimin bağını çözüyordu. Elleri sırtımdan aşağı kayıyor, kalçalarımı kavrıyor ve beni kendine daha da çekiyordu. Kalabalığın ortasında böylesine ihtiraslı bir yakınlaşma, içimdeki teşhirci ruhu da tetiklemişti. 'Artık buradan gidelim,' diye inledim kulağına, çünkü biraz daha o şekilde dans edersek kendimi kontrol edemeyecektim.
Odaya girdiğimiz an, kapının kapanmasıyla birlikte adeta ikimiz de içimizdeki o vahşi hayvanı serbest bıraktık. Daha ışıkları bile yakmadan, beni duvara sertçe yasladı. Dudakları dudaklarıma o kadar aç, o kadar ihtiraslı bir şekilde kapandı ki, nefes almayı unuttum. Elleri saçlarımın arasında geziniyor, boynumu, omuzlarımı çılgınca öpüyordu. Bir yandan üzerimdeki kıyafetlerden kurtulmaya çalışırken, diğer yandan bedenimi kendi bedenine hapsediyordu. O an sadece hazza teslim olmuştum. Tenimizin birbirine değdiği ilk an, aklımdaki tüm düşünceler silinmiş, yerini sadece o anın yakıcı zevkine bırakmıştı.
Üstte olmanın verdiği o kontrol hissini seviyordum. Onun üzerindeyken, gözlerinin içine bakarak yavaş yavaş içime alıyordum. Göğüslerim her hareketimde sallanırken, elleriyle onları kavrıyor ve başparmaklarıyla uçlarını eziyordu. Zevkten başımı geriye attığımda, boğazımdan kopan o vahşi seslere ben bile inanamıyordum. Ritmimi hızlandırdıkça, onun da nefes alışverişleri kesik kesik olmaya başlamıştı. Bedenlerimiz o kadar uyumluydu ki, sanki yıllardır bu an için yaratılmıştık. Kasıklarımız her çarpıştığında, içimde büyüyen o devasa enerji patlamaya çok az kaldığını haber veriyordu.
Nefeslerimiz odanın duvarlarında yankılanırken, ikimiz de sınırın eşiğinde dans ediyorduk. O an zaman durdu. Bedenim sarsılarak o muazzam haz patlamasını yaşarken, etrafımdaki her şey silikleşti. Kasılmalarım o kadar şiddetliydi ki, bilincimi kaybedecek gibi oldum. O da aynı anda içimde titreyerek doruğa ulaştığında, sımsıkı birbirimize sarıldık. Kalp atışlarımız birbirine karışmış, terli bedenlerimiz o eşsiz yorgunluğun tadını çıkarıyordu. O boşalma anının verdiği o tarifsiz hafiflik ve rahatlama, tüm hücrelerime yayılmıştı.
Nefesimiz düzene girdiğinde, yanıma uzanıp beni kendine çekti. Sırtımı göğsüne yaslayıp kollarını belime doladı. O huzur dolu sessizlikte, tenimizde hala o ateşli sevişmenin izleri vardı. Hafifçe boynumu öptüğünde, bedenimin hala ona ne kadar aç olduğunu fark edip gülümsedim. O gece uyumak ikimiz için de imkansızdı. Birkaç kadeh şarap daha içtikten sonra, gecenin ikinci perdesi çok daha yavaş, çok daha duygusal ama bir o kadar da derin bir tutkuyla başladı. Bu kaçamak, hayatımın en unutulmaz geceleri arasına çoktan girmişti.
Bu itirafımı yazarken bile kalbim o anki gibi hızlı atıyor. İçimdeki o fantezi dünyası artık tamamen dışarı çıktı ve onu geri kafese koymaya hiç niyetim yok. Bazen yalnız kaldığımda o geceyi hatırlıyor, kendimi tatmin ederken o anları zihnimde tekrar tekrar oynatıyorum. Hatta bu arzularımı daha profesyonel ve gizli yaşamak için Kuşadası Escort dünyasını keşfetmeye karar verdim. Çünkü hayat, arzuları bastırmak için çok kısa ve yaşanacak çok fazla haz var.