Yaz sıcağının insanı bunalttığı, ama bir o kadar da tenleri ateşlediği o günlerden biriydi. Tatil beldesinin o kendine has, baştan çıkarıcı havası her yanımı sarmıştı. Otel odasında tek başıma uzanırken, klimanın serinliği bile içimdeki o kaynayan arzuyu dindirmeye yetmiyordu. İnsan bazen sadece terlemek, nefes nefese kalmak ve kendini o anın şehvetine tamamen bırakmak ister. Ben de tam o noktadaydım. İçimde uyanan o ilkel dürtüler, beni mantıklı düşünmekten uzaklaştırıyor, sadece haz odaklı bir makineye dönüştürüyordu. O akşam dışarı çıkıp, o geceyi unutulmaz kılacak bir ten arayışına girmem kaçınılmazdı.
Lobiye indiğimde gözlerim etrafı tarıyordu. Loş ışıkların altında, barın köşesinde oturan o silüet dikkatimi çekti. Bir elinde içkisi, diğer eliyle bardağın kenarıyla oynuyordu. Bakışlarımız ilk kesiştiğinde, aramızda anında o tarifsiz elektriklenmeyi hissettim. O kadar derin ve davetkar bakıyordu ki, sanki gözleriyle ruhumu soyuyor, en gizli fantezilerimi okuyordu. Kendimden emin adımlarla yanına yaklaştım. Kokusu, daha aramızda mesafeler varken bile başımı döndürmeye yetmişti. Afrodizyak etkili, baş döndürücü ve bir o kadar da tehlikeli bir koku. Yanındaki tabureye oturduğumda, gecenin ne kadar ateşli geçeceğinin ilk sinyallerini almıştım.
Bana hikayesini anlatırken, parmak uçlarıyla masanın altından dizime dokunmaya başladı. O yavaş, bilinçli ve kışkırtıcı dokunuş, aklımı başımdan alıyordu. Nefesimi tutmuştum. Parmakları dizimden yukarı, bacağımın iç kısımlarına doğru santim santim ilerlerken, gözlerindeki o şeytani ışıltıyı görebiliyordum. Kimsenin bizi görmediği o kuytu köşede, bana yaşattığı bu ön sevişme, aklımı tamamen başımdan almıştı. Dudaklarım kurumuştu ve tek yapabildiğim onun gözlerine bakıp, bu tatlı işkencenin devam etmesini ummaktı. Her dokunuşunda iç çekişimi duyması, onu daha da cesaretlendiriyordu.
Odaya girdiğimiz an, kapının kapanmasıyla birlikte adeta ikimiz de içimizdeki o vahşi hayvanı serbest bıraktık. Daha ışıkları bile yakmadan, beni duvara sertçe yasladı. Dudakları dudaklarıma o kadar aç, o kadar ihtiraslı bir şekilde kapandı ki, nefes almayı unuttum. Elleri saçlarımın arasında geziniyor, boynumu, omuzlarımı çılgınca öpüyordu. Bir yandan üzerimdeki kıyafetlerden kurtulmaya çalışırken, diğer yandan bedenimi kendi bedenine hapsediyordu. O an sadece hazza teslim olmuştum. Tenimizin birbirine değdiği ilk an, aklımdaki tüm düşünceler silinmiş, yerini sadece o anın yakıcı zevkine bırakmıştı.
Artık aramızda hiçbir kumaş parçası kalmamıştı. Çıplak bedenlerimiz birbirine dolanmış, terden parlayan tenlerimiz tek bir ritimde hareket ediyordu. O içime her girdiğinde, dudaklarımdan dökülen çığlıkları odayı dolduruyordu. Hareketleri bazen o kadar sert ve acımasız, bazen de o kadar yavaş ve şefkatliydi ki, beni zevkten deliye çeviriyordu. Tırnaklarımı sırtına geçirmiş, o muazzam zevk dalgasının beni tamamen yutmasına izin veriyordum. Bedenim sarsılıyor, her gidiş gelişinde beynimde havai fişekler patlıyordu. O an dünyanın sonu gelse bile umurumda olmazdı, çünkü ben zaten cenneti yaşıyordum.
Nefeslerimiz odanın duvarlarında yankılanırken, ikimiz de sınırın eşiğinde dans ediyorduk. O an zaman durdu. Bedenim sarsılarak o muazzam haz patlamasını yaşarken, etrafımdaki her şey silikleşti. Kasılmalarım o kadar şiddetliydi ki, bilincimi kaybedecek gibi oldum. O da aynı anda içimde titreyerek doruğa ulaştığında, sımsıkı birbirimize sarıldık. Kalp atışlarımız birbirine karışmış, terli bedenlerimiz o eşsiz yorgunluğun tadını çıkarıyordu. O boşalma anının verdiği o tarifsiz hafiflik ve rahatlama, tüm hücrelerime yayılmıştı.
Kalkıp duşa girdiğimizde bile ellerimizi birbirimizden alamıyorduk. Sıcak su çıplak bedenlerimizden akarken, fayanslara yaslanıp o zevki suyun altında da yaşamaya devam ettik. Bütün gece süren bu bitmek bilmeyen enerji, ikimizi de şaşırtmıştı. Yatağa geri döndüğümüzde artık gerçekten tükenmiştik. Gözlerimi kapatırken, dudaklarında hala benim tadımın olduğunu biliyordum. Bu gizli fantezi gerçeğe dönüşmüş ve beklediğimden çok daha sarsıcı olmuştu. Sabah uyandığımda, yatağın diğer tarafı boştu ama komodinin üzerinde bıraktığı o küçük not, yüzümü güldürmeye yetmişti.
Bu itirafımı yazarken bile kalbim o anki gibi hızlı atıyor. İçimdeki o fantezi dünyası artık tamamen dışarı çıktı ve onu geri kafese koymaya hiç niyetim yok. Bazen yalnız kaldığımda o geceyi hatırlıyor, kendimi tatmin ederken o anları zihnimde tekrar tekrar oynatıyorum. Hatta bu arzularımı daha profesyonel ve gizli yaşamak için Kuşadası Escort dünyasını keşfetmeye karar verdim. Çünkü hayat, arzuları bastırmak için çok kısa ve yaşanacak çok fazla haz var.