Her şey sıradan bir hafta sonu gibi başlamıştı. İş stresinden o kadar bunalmıştım ki, kendime biraz vakit ayırmak ve kafamı dağıtmak istiyordum. Uzun zamandır içimde biriken o tanımlanamaz şehvet duygusu, beni her geçen gün daha da esir alıyordu. Geceleri yatağıma yattığımda, zihnimde canlanan fanteziler uykularımı kaçırıyor, bedenimdeki o ince sızıyı dindirecek bir dokunuş arıyordum. Aynaya her baktığımda, içimdeki o vahşi ve tutkulu kadının/erkeğin artık dışarı çıkmak için sabırsızlandığını hissediyordum. O gün, içimdeki bu sese daha fazla karşı koyamayacağımı anladım. Üzerime en çok yakışan, hatlarımı belli eden o kıyafeti giydim ve geceye karışmaya karar verdim.
Asansörün kapıları kapanırken içeride sadece ikimiz kalmıştık. O dar alanda, aramızdaki o yoğun cinsel gerilim elle tutulur cinstendi. Sessizliği sadece ikimizin giderek hızlanan nefes alışverişleri bozuyordu. Göz ucuyla onu süzdüğümde, onun da bana baktığını, dudaklarını hafifçe ısırdığını fark ettim. Bir anlık cesaretle, 'Hangi kat?' diye sordum. Cevap vermek yerine elini uzatıp asansörün durdurma düğmesine bastı. Işıklar hafifçe titreşirken, bana doğru bir adım attı. 'Sence de bu gece bir şeyleri ertelemek için çok kısa değil mi?' dediğinde, kalbim göğüs kafesimi delecek gibi atıyordu.
Bana hikayesini anlatırken, parmak uçlarıyla masanın altından dizime dokunmaya başladı. O yavaş, bilinçli ve kışkırtıcı dokunuş, aklımı başımdan alıyordu. Nefesimi tutmuştum. Parmakları dizimden yukarı, bacağımın iç kısımlarına doğru santim santim ilerlerken, gözlerindeki o şeytani ışıltıyı görebiliyordum. Kimsenin bizi görmediği o kuytu köşede, bana yaşattığı bu ön sevişme, aklımı tamamen başımdan almıştı. Dudaklarım kurumuştu ve tek yapabildiğim onun gözlerine bakıp, bu tatlı işkencenin devam etmesini ummaktı. Her dokunuşunda iç çekişimi duyması, onu daha da cesaretlendiriyordu.
Kapıyı açıp içeri adımımızı attığımızda, sessizlik yerini tutkulu inlemelere bıraktı. Aceleyle beni kucağına aldı ve yatağa doğru yöneldi. Gözlerindeki o açlık, beni daha da tahrik ediyordu. Üzerimdekileri yavaş yavaş, adeta her bir santimetrekaremin tadını çıkararak çıkarmaya başladı. O her bir parçayı çıkardığında, dudakları tenimde yeni bir yangın başlatıyordu. Tenim onun dudaklarının altında titrerken, parmakları en hassas noktalarımda ustaca geziniyordu. O kadar iyi biliyordu ki ne yapması gerektiğini, henüz asıl birleşme olmadan bile beni doruklara yaklaştırmayı başarmıştı.
Üstte olmanın verdiği o kontrol hissini seviyordum. Onun üzerindeyken, gözlerinin içine bakarak yavaş yavaş içime alıyordum. Göğüslerim her hareketimde sallanırken, elleriyle onları kavrıyor ve başparmaklarıyla uçlarını eziyordu. Zevkten başımı geriye attığımda, boğazımdan kopan o vahşi seslere ben bile inanamıyordum. Ritmimi hızlandırdıkça, onun da nefes alışverişleri kesik kesik olmaya başlamıştı. Bedenlerimiz o kadar uyumluydu ki, sanki yıllardır bu an için yaratılmıştık. Kasıklarımız her çarpıştığında, içimde büyüyen o devasa enerji patlamaya çok az kaldığını haber veriyordu.
Nefeslerimiz odanın duvarlarında yankılanırken, ikimiz de sınırın eşiğinde dans ediyorduk. O an zaman durdu. Bedenim sarsılarak o muazzam haz patlamasını yaşarken, etrafımdaki her şey silikleşti. Kasılmalarım o kadar şiddetliydi ki, bilincimi kaybedecek gibi oldum. O da aynı anda içimde titreyerek doruğa ulaştığında, sımsıkı birbirimize sarıldık. Kalp atışlarımız birbirine karışmış, terli bedenlerimiz o eşsiz yorgunluğun tadını çıkarıyordu. O boşalma anının verdiği o tarifsiz hafiflik ve rahatlama, tüm hücrelerime yayılmıştı.
Kalkıp duşa girdiğimizde bile ellerimizi birbirimizden alamıyorduk. Sıcak su çıplak bedenlerimizden akarken, fayanslara yaslanıp o zevki suyun altında da yaşamaya devam ettik. Bütün gece süren bu bitmek bilmeyen enerji, ikimizi de şaşırtmıştı. Yatağa geri döndüğümüzde artık gerçekten tükenmiştik. Gözlerimi kapatırken, dudaklarında hala benim tadımın olduğunu biliyordum. Bu gizli fantezi gerçeğe dönüşmüş ve beklediğimden çok daha sarsıcı olmuştu. Sabah uyandığımda, yatağın diğer tarafı boştu ama komodinin üzerinde bıraktığı o küçük not, yüzümü güldürmeye yetmişti.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, o gecenin ateşini hala kasıklarımda hissediyorum. Bazen o anıları canlandırmak ve o tutkuyu yeniden yaşamak için kendimi tutamıyorum. Hatta geçenlerde yine o heyecanı ararken, internette Kuşadası Escort sitelerine göz atarken buldum kendimi. İnsan bir kere o dorukları yaşayınca, bir daha asla sıradanlığa geri dönemiyor. Belki de bir sonraki maceram, çok yakında beni bekliyordur, kim bilir...